Türkiye, Elektrik Kablo Projesinin Koordinasyonunu İstiyor
Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs ve daha sonra İsrail’i birbirine bağlayacak olan planlanan deniz altı elektrik kablosunun, kendisinin hak iddia ettiği doğu Akdeniz bölgesinden geçemeyeceğini, bu nedenle Ankara ile önceden koordine edilmesi gerektiğini belirtti. Bu durum, bölgedeki deniz sınırları ile ilgili uzun süreli bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi.
Defans Bakanlığı, Türkiye’nin kıta sahanlığı üzerinde, kablo veya boru hattı döşenmesi ve bilimsel araştırmaların yapılması gibi faaliyetlerin önceden Ankara ile koordine edilmesi gerektiğini vurguladı. Bakanlık, “Uluslararası hukuk gereği, kıta sahanlığımız üzerinde yapılacak olan tüm bu faaliyetlerin önceden ülkemizle koordine edilmesi zorunludur,” açıklamasında bulundu.
Projenin Detayları ve Stratejik Önemi
Uyarı, Yunanistan ve Kıbrıs’ın elektrik şebekelerini bağlamak için tasarlanan ve daha sonra İsrail’e uzanacak olan Büyük Deniz Bağlantısı projesi ile ilgilidir. Avrupa Komisyonu, bu projeyi dünyanın en büyük denizaltı elektrik bağlantılarından biri olarak tanımlamakta ve Kıbrıs’ın Avrupa elektrik şebekesi ile olan izolasyonunu sona erdirmeyi, enerji güvenliğini artırmayı ve ülkeler arasındaki yenilenebilir enerji akışını kolaylaştırmayı amaçladığını belirtmektedir.
Yunanistan-Kıbrıs kesimi, Girit ile Kıbrıs arasında yer alacak ve toplamda 898 kilometre uzunluğunda olması planlanmaktadır. Bu kesim için Avrupa Birliği’nden 658 milyon Euro inşaat desteği sağlanmış durumda. Kıbrıs, genişletilmiş proje için kurtarma planından da 100 milyon Euro tahsis etmiştir.
Türkiye’nin İDDİALARI ve Bölgedeki Çatışmalar
Planlanan Kıbrıs-İsrail kesiminin yaklaşık 324 kilometre uzunluğunda olması ve her iki yönde 1.000 megawatt elektrik taşımasının hedeflendiği bildirilmektedir. Yunanistan’ın elektrik şebekesi işletmecisi IPTO, yapılan çalışmalardan sonra bağlantının tüm senaryolarda ekonomik olarak uygun olduğu sonucuna ulaşarak, Kıbrıs ve İsrail’deki düzenleyicilere yatırım onayı talebinde bulunduğunu duyurdu.
Türkiye, planlanan güzergâhın bir kısmının kendi kıta sahanlığına ait bölgelerden geçtiğini öne sürmektedir. Ankara, 2019’da Libya ile yaptığı deniz sınırı anlaşmasına ve 2020 yılında Birleşmiş Milletler’e sunduğu kıta sahanlığı koordinatlarına dayandırdığı bu durumu kabul etmektedir.
Gerginliğin Artması ve Gelecek Perspektifi
Yunanistan ve Kıbrıs, Türkiye’nin bölgedeki deniz yetki alanlarına ilişkin yorumlarını reddetmekte ve uluslararası hukuka göre Yunan adalarının kendilerine ait kıta sahanlığı ve özel ekonomik bölgeler oluşturduğunu savunmaktadır. Bu karşıt iddialar, Türkiye ile Yunanistan arasında, her ikisi de NATO üyesi olan iki ülke arasında gerilimleri sıkça artırmaktadır.
Eylül 2024’te, Yunan adaları açıklarında İtalya bandıralı Ievoli Relume isimli araştırma gemisinin yaptığı deniz tabanı çalışmaları nedeniyle gerginlik tırmandı. Türkiye, bölgeye savaş gemileri gönderirken, Yunan deniz kuvvetleri de alanda hazır bulunmaktaydı. Bu bağlamda, Türkiye’nin denizaltı kablo projeleri üzerindeki araştırma çalışmalarına daha önce müdahale ettiğini unutulmamalıdır.
